Muhyiddin ibn Arabi

Muhyiddin ibn Arabi
Doğum tarihi7 Ağustos 1165, Murcia, İspanya
Ölüm tarihi ve yeri16 Kasım 1240, Şam, Suriye
Tam adı'Abū 'Abdillāh Muḥammed ibn 'Alī ibn Muḥammed ibn `Arabī
Defin tarihi ve yeriİbnü’l-Arabî Türbesi, Şam
BabasıAli ibn Muhammed

Tarih bilginleri O'nu, şeyh, imam, insanların kılavuzu, hükümlerin dayanağı, yaygın ışık, kuş atıcı deniz, ilâhî vergilerin sâhibi, iki yolun müftîsi, iki fırkanın hücceti, âriflerin sultanı, hakikat ehlinin burhani, din ve ümmetin canlandırıcısı (Muhyi'l- Milleti ve'd-Dîn) Ebû `Abdillâh Muhammed b. Ali b. Muhammed b. Ahmed b. Alî el- Hâtimî et- Tâî el-Endelusî diye anarlar. Ünlü İslâm düşünürü, mutasavvıf, yazar ve şair Şeyhü’l Ekber unvanı ile de bilinir. O, kısaca, İbn ul- Arabî diye tanınır.

Doğum yeri, Endülüs şehirlerinden Mürsiye'dir (Murcia). 17 Ramazan H. 560 yılı Pazartesi gecesi doğmuştur. Orada büyümüş , sonra, 568 yılında, Endülüs'ün başkenti olan İşbiliye'ye (Sevilla) gitmiştir. Burada 598 yılına dek oturmu ştur. Sonra, Doğu ülkelerine gitmiş ve hepsini gezip dolaşmıştır. Haccetmiş , Mekke-i Mükerreme'de birçok y ıl mücavir olarak kalmıştır. İleride söz konusu olacağı üzere, orada, el- Futühât ul- Mekkiyye v.b. gibi eserlerini yazmıştır.

Daha sonra, Anadolu'ya gelmiştir. Çağının kutbu şeyh Sadruddin Muhammed b. İshak el- Konevî’nin annesiyle evlenmiş ve Sadruddin, O'nun elinde yetişmiştir. Sonra, bir süre Mekke'de mücavir kalmış, daha sonra da Şam'a gitmiştir. Artık, hayatı boyunca, ölümüne dek Şam'da oturmuş ; beş yüzü aşan ve bir benzeri yazılamayan, ilgi çekici eserlerini yazmakla uğraşmıştır.

638 yılı 22 Rebiulâhir Cuma gecesi vefat etmiş ve cenazesi için, unutulmaz bir tören yapılmıştır Şam hükümdarı, yaya olarak, emirler, vezirler, bilginler ve halkla birlikte cenazesini teşyi etmiştir. Şam'da, cenazesine katılmayan kimse kalmamıştır. Çarşı ve dükkanlar, O'nun taziyesi için, üç gün kapalı kalmıştır Şam'ın Şâlihiyye semtinde, Kasyon dağının eteğindeki Muhyiddîn b. ez-Zekî mezarlığına defnedildi ve kendisi için bir türbe yapıldı. Orası, her çağda büyüklerin ziyâret ettikleri bir ziyâretgâhtır.

Allah kendisinden razı olsun, O, büyük bir şeyh, değeri yüce, gönlü geniş, şer`î ilimlere vâkıf, hakikat bilgilerinin sırlarında ve akılların hayrete düştüğü diğer ilimlerde derin meleke sahibi idi. Zamanının tek adamı, akranların en görkemlisi, arkadaşlarının en üstünü idi. Kendi gününde ve çağında O'na denk bir kişi görülmemiştir. Yaşadığı yıllarda, başka çağlarda bulunmayan büyük bilginler, büyük fakihler, büyük şeyhler vardı ama, hepsi de O'nun ilmini ve üstünlüğünü kabul etmişlerdi. Çağının bilgin ve fakihlerinden hiçbirinin O'na itiraz ettiğini bilinmiyor; aksine, en uzak ülkelerden bile, O'na gelirlerdi. O, akli ve nakli ilimlerin hepsinde imam ve ilim ehlinin, başta geleni (muktedâ) idi. Kadılar ve emîrler O'nun hizmetinde olup, Tasavvuf ve sülûk ehli O'nun yolunda giderlerdi.